1 Defterin toz kokusu burnuna doluyor, sanki sandık odasından çıkan eski günlerin sıradan
yaşam tarzı odayı dolduruyordu. Baba Oğul ve Hayal - Aliyar Dengiz
1 Ben sandık odasına yürürken, "Buna da oldu olanlar," dediğini duyuyorum Fatma'nın. Gece Sesleri - Ayşe Kulin
1 Axford, şairin çanta
ve bavullarının hepsinin sandık odasında durduğunu sandığını söyledi. Türk Sokağındaki Ev - Dashiell Hammett
1 Ev dört büyük odayla,
küçük bir sandık odasından oluşuyordu. Aşkın Büyüsü - François-Olivier Rousseau
1 Vaktiyle zindan vazifesi gören ve şimdi sandık odası gibi kullanılan bu kata
kapıcıları kapatmışlardı. Sarı Odanın Esrarı - Gaston Leroux