- yas tutmak
çok üzülmek, yasa bürünmek, matem tutmak"En büyük bahtiyarlık yasını dindiremez / Baba, benim kalbime sensiz kimse giremez" - F. N. Çamlıbel
- matem tutmak
yas tutmak"Caminin methali, minberi, kâmilen siyah matem bayraklarıyla kaplı." - A. İlhan
- ağlamak
nsz Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek"Annemi ölmüş gördüm rüyamda / Ağlayarak uyanmışım" - O. V. Kanık